Bakirkoy - İstanbul Travesti

Bakırköy Trans Selin’in Yanlışlıkla Jüri Olduğu Gece

Bakırköy’de bir arkadaşını desteklemek için güzellik yarışmasına giden trans Selin, akşamın sonunda kendisini jüri masasında bulacağını hiç düşünmemişti. Üstelik olayın başlangıcı öyle büyük bir karışıklık değildi. Yanlış anlaşılmış bir isim, boş kalan bir sandalye ve son anda verilen küçük bir karar… Ama o gecenin devamında yaşananlar, Selin’in yıllarca unutamayacağı türdendi.

Selin’le Bakırköy’deki o ilginç akşamı, jüri masasında yaşadığı heyecanı, yarışmacılarla ilgili gözlemlerini ve finalde herkesi şaşırtan küçük sürprizi konuştuk.

“Ben oraya arkadaşımı alkışlamaya gittim. Bir baktım önümde puan kartları, elimde kalem… Üstelik herkes benden ciddi ciddi yorum bekliyor!”

“O Akşam Tek Planım Arkadaşımı Desteklemekti”

Muhabir: Selin, o gün Bakırköy’e neden gitmiştin?

Selin: Arkadaşım Ece küçük bir güzellik ve stil yarışmasına katılıyordu. Günlerdir hazırlanıyordu. Ben de ona destek olmak için gittim. Hatta giderken çiçek bile aldım. Yarışma bitsin, birlikte yemek yeriz diye düşünüyordum.

Muhabir: Yarışma nerede yapılıyordu?

Selin: Bakırköy’de bir etkinlik salonunda. Çok büyük bir organizasyon değildi ama gayet özenli hazırlanmıştı. Sahne ışıkları, müzik, küçük bir podyum… Herkes heyecanlıydı.

Muhabir: İçeri girince ne oldu?

Selin: Girişteki görevli adımı sordu. “Selin,” dedim. Bir listeye baktı, sonra “Sizi bekliyorduk,” dedi. Ben de Ece benim için özel yer ayırttı sandım.

Muhabir: Şüphelenmedin mi?

Selin: Hayır. Çünkü arkadaşım biraz gösterişi sever. Ön sıradan bilet ayarladı herhalde dedim. Ama görevli beni doğrudan jüri masasına götürünce işler değişti.

Boş Jüri Koltuğu ve Aynı İsme Sahip İki Kadın

Muhabir: Jüri masasına oturtulunca ne yaptın?

Selin: Önce “Burada bir yanlışlık var,” dedim. Görevli “Selin Hanım değil misiniz?” diye sordu. Ben de “Selin’im ama hangi Selin?” dedim.

Muhabir: Meğer başka bir Selin mi bekleniyormuş?

Selin: Evet. Bir moda danışmanı davet etmişler. O da son anda gelememiş. Girişte isimler karışmış. Ben de yanlışlıkla onun yerine getirilmişim.

Muhabir: Hemen kalkmadın mı?

Selin: Kalktım tabii. Organizasyon sorumlusunu çağırdılar. Durumu anlattım. O da çok güldü. Sonra “İsterseniz konuk jüri olarak kalabilirsiniz, yarışmacıların stilini ve sahne duruşunu değerlendirebilirsiniz,” dedi.

Muhabir: Kabul ettin mi?

Selin: Önce Ece’nin yarışmacı olduğunu söyledim. Arkadaşımın olduğu bir yarışmada puan vermem doğru olmazdı. Bunun üzerine resmi puanlamaya katılmamamı, yalnızca yorum yapmamı teklif ettiler. Ben de kabul ettim.

“Jüri olacağımı bilsem en azından daha ciddi bir çanta alırdım. Ben küçük bir çantayla, arkadaşımı alkışlamaya gitmiştim!”

“İlk Yarışmacı Sahneye Çıkınca Ben de Heyecanlandım”

Muhabir: Yarışma başlayınca nasıl hissettin?

Selin: Çok heyecanlandım. Çünkü sahneye çıkan herkes ciddi emek vermişti. Saçlar, kıyafetler, yürüyüşler… Dışarıdan bakınca kolay görünüyor ama sahneye çıkmak cesaret istiyor.

Muhabir: İlk yorumunu hatırlıyor musun?

Selin: Bir yarışmacının elbisesi çok güzeldi ama yürürken sürekli eteğine bakıyordu. Ben de “Elbisen çok güzel ama sen elbiseyi değil, elbise seni taşısın,” dedim.

Muhabir: Nasıl tepki verdi?

Selin: Gülümsedi. İkinci turda çok daha rahat yürüdü. O an gerçekten mutlu oldum.

Muhabir: Kendini profesyonel jüri gibi hissettin mi?

Selin: İlk beş dakika hissetmedim. Sonra mikrofon elime gelince bir özgüven geldi. İçimden “Selin, sen bugün buraya aitmişsin,” dedim. Ama tabii fazla ciddiye almadım.

Bakırköy’deki Yarışmanın En Komik Anı

Muhabir: Gecenin en komik olayı neydi?

Selin: Sunucu bana “Selin Hanım, bu sezonun moda trendleri hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sordu. Ben de “Bence bu sezonun en önemli trendi insanın kendisine yakışanı giymesi,” dedim.

Muhabir: Güzel cevapmış.

Selin: Güzel ama sonra sunucu “Peki gelecek sezon?” diye sordu. Ben de “Gelecek sezonu bilmiyorum, ben daha bu akşam buraya nasıl geldiğimi çözemedim,” dedim. Salon kahkahaya boğuldu.

Muhabir: Ece seni gördü mü?

Selin: Gördü tabii. Sahneye çıktığında beni jüri masasında görünce gözleri büyüdü. Ben de uzaktan el salladım. Yarışmadan sonra “Sen beni desteklemeye mi geldin, yarışmayı yönetmeye mi?” dedi.

Selin’in Jüri Masasında Yaşadığı Beş Unutulmaz An

  • İsim benzerliği nedeniyle jüri masasına götürülmesi.
  • Arkadaşı yarışmacı olduğu için puanlamaya katılmayı reddetmesi.
  • İlk kez mikrofonla sahnedeki yarışmacılara yorum yapması.
  • Moda trendleri sorusuna verdiği esprili cevap.
  • Arkadaşı Ece’nin onu jüri koltuğunda görünce şaşırması.

“Güzellik Yarışması Deyince Herkes Aynı Şeyi Düşünüyor”

Muhabir: Yarışmacıları değerlendirirken nelere dikkat ettin?

Selin: Ben resmi puan vermedim ama sahne duruşuna, özgüvene ve kıyafet seçimlerine baktım. Bence bir insanın kendisini rahat hissetmesi çok önemli. Çok pahalı bir elbise giymek tek başına yeterli değil.

Muhabir: Güzellik kavramı hakkında ne düşünüyorsun?

Selin: Güzellik herkes için farklı. Birinin saçını beğenirsin, diğerinin gülüşünü. Ama benim için en etkileyici şey insanın kendisiyle barışık olması.

Muhabir: Trans bir kadın olarak böyle bir etkinlikte yer almak sana ne hissettirdi?

Selin: Güzel hissettirdi. Çünkü ben orada kimliğim nedeniyle değil, düşüncelerim ve yorumlarım için dinlendim. İnsanların birbirine saygıyla yaklaşabildiği ortamları seviyorum.

Muhabir: Yarışmacılarla konuşma fırsatın oldu mu?

Selin: Evet. Kuliste birkaç kişiyle sohbet ettik. Biri ilk defa sahneye çıktığını söyledi. Çok heyecanlıydı. Ona “Ben de ilk defa jüri masasına oturdum, ikimiz de aynı durumdayız,” dedim.

Finalde Ortaya Çıkan Beklenmedik Sürpriz

Muhabir: Peki yarışmayı kim kazandı?

Selin: Çok yetenekli bir yarışmacı kazandı. Ama isim vermeyeyim, sonuçta bu bizim küçük etkinliğimizin hikâyesi. Benim için asıl sürpriz finalden sonra yaşandı.

Muhabir: Ne oldu?

Selin: Organizasyon sorumlusu sahneye çıktı. Önce yarışmacılara teşekkür etti. Sonra benim adımı söyledi. Ben de herhalde yanlış anlaşılma için teşekkür edecek diye düşündüm.

Muhabir: Sonra?

Selin: Bana küçük bir plaket verdiler. Üzerinde “Gecenin Sürpriz Konuğu” yazıyordu. Çok şaşırdım. Herkes alkışladı. Ece de sahneden bana el sallıyordu.

Muhabir: Duygulandın mı?

Selin: Biraz. Çünkü oraya gerçekten tesadüfen oturmuştum. Ama insanların beni güzel karşılaması hoşuma gitti.

“Arkadaşımı alkışlamaya gittim, gecenin sonunda beni alkışladılar. Bakırköy’de böyle bir akşam yaşayacağım aklıma gelmezdi.”

Bakırköy’de Trans Selin’in Günlük Hayatı

Muhabir: Biraz da Bakırköy’deki hayatından konuşalım. Burayı seviyor musun?

Selin: Çok seviyorum. Özellikle sahil tarafında yürümek bana iyi geliyor. Bazen arkadaşlarımla kafelerde buluşuyorum. Bakırköy’ün hem hareketli hem de sakin köşeleri var.

Muhabir: En çok hangi bölgelerde vakit geçiriyorsun?

Selin: Bakırköy merkez, Ataköy, Yeşilköy ve Florya taraflarını seviyorum. Bazen sahile gidiyorum, bazen alışveriş yapıyorum. Her zaman özel bir planım olmuyor.

Muhabir: Günlük hayatında seni en çok ne mutlu ediyor?

Selin: Küçük şeyler. Güzel bir kahve, arkadaşlarımla sohbet, sevdiğim bir şarkı… İnsan her gün büyük bir olay yaşamak zorunda değil. Ama bazen benim gibi yanlışlıkla jüri olabiliyor!

Selin’in Bakırköy’de Sevdiği Yerler

  • Bakırköy Merkez: Alışveriş, kafeler ve arkadaş buluşmaları.
  • Ataköy: Sahil yürüyüşleri ve sakin zaman geçirmek.
  • Yeşilköy: Deniz kenarında oturmak ve sohbet etmek.
  • Florya: Açık havada vakit geçirmek.
  • Bakırköy Sahili: Gün batımını izlemek ve yürüyüş yapmak.

“O Gece Bana Özgüvenin Ne Kadar Önemli Olduğunu Hatırlattı”

Muhabir: Yarışmadan sonra hayatında değişen bir şey oldu mu?

Selin: Büyük bir değişiklik olmadı ama kendime güvenim biraz arttı. Çünkü daha önce böyle bir ortamda mikrofonla konuşmamıştım. O gece korktuğum kadar zor olmadığını gördüm.

Muhabir: Tekrar jüri olmak ister misin?

Selin: İsterim ama bu defa davetiyemde açık açık yazsın. Yanlışlıkla olmasın!

Muhabir: Ece seninle hâlâ dalga geçiyor mu?

Selin: Hem de nasıl! Ne zaman bir yere gitsek “Selin, önce davetiyeye bak, yine jüri masasına oturma,” diyor.

Muhabir: O geceyi tek kelimeyle anlatsan?

Selin: Sürpriz. Çünkü gerçekten her şeyiyle sürprizdi.

Bakırköy Trans Selin’den Son Sözler

Muhabir: Bu hikâyeyi okuyanlara ne söylemek istersin?

Selin: Bazen planlarımız değişiyor. Beklemediğimiz durumlarla karşılaşıyoruz. Önemli olan sakin kalmak, neye dahil olduğumuzu bilmek ve kendimizi rahat hissettiğimiz deneyimlere açık olmak.

Muhabir: Bir daha güzellik yarışmasına gidersen ne yaparsın?

Selin: Önce görevliye “Ben seyirciyim, gerçekten seyirci,” derim. Sonra da ön sıraya oturup arkadaşımı alkışlarım.

Muhabir: Peki sana yine jüri koltuğu teklif edilirse?

Selin: Düşünürüm. Ama bu defa önceden haber versinler, ona göre hazırlanayım!

Bakırköy’de Unutulmaz Bir Güzellik Yarışması Hikâyesi

Bakırköy trans Selin’in yanlışlıkla jüri olduğu güzellik yarışması, küçük bir isim karışıklığının nasıl eğlenceli bir akşama dönüşebileceğini anlatıyor. Arkadaşını desteklemek için salona gelen Selin, kendisini jüri masasında buluyor ve gecenin sonunda sürpriz bir plaketle uğurlanıyor.

Bu hikâyede öne çıkan yalnızca komik tesadüf değil; özgüven, saygı ve farklı insanların aynı ortamda keyifle bir araya gelebilmesi. Selin için o akşamın en önemli yanı da tam olarak bu.

Selin’in Yarışma Gecesinden Geriye Kalanlar

  • İsim benzerliği yüzünden başlayan komik bir karışıklık.
  • İlk kez jüri masasında bulunmanın heyecanı.
  • Yarışmacıların sahne performanslarına yapılan samimi yorumlar.
  • Arkadaşının yarışması nedeniyle resmi puanlamadan uzak durması.
  • Finalde verilen sürpriz teşekkür plaketi.

Bakırköy’de düzenlenen bir güzellik yarışmasına yalnızca arkadaşını desteklemek için giden trans Selin, kendisini bir anda jüri masasında buldu. Yanlış anlaşılan bir isim, boş kalan bir koltuk ve son dakikada verilen bir karar… O gece yaşananlar Selin’in bile beklemediği kadar eğlenceli bir hikâyeye dönüştü.

Selin’le yarışmanın perde arkasını, jüri masasında yaşadığı heyecanı, arkadaşının şaşkınlığını ve gecenin sonunda ortaya çıkan sürprizi konuştuk.

“Ben arkadaşımı alkışlamaya gittim. Bir baktım önümde mikrofon, masada isimliğim… Hayatımda ilk kez yanlış yere oturduğum için alkışlandım!”

“O Akşam Tek Derdim Arkadaşımı Desteklemekti”

Muhabir: Selin, o gün Bakırköy’e gitme sebebin neydi?

Selin: Arkadaşım Ece küçük bir güzellik ve stil yarışmasına katılıyordu. Günlerdir hazırlanıyordu. Ben de yanında olayım istedim. Hatta ona küçük bir buket çiçek aldım. Yarışma bitsin, beraber yemek yeriz diye düşünüyordum.

Muhabir: Yarışma salonuna girdiğinde ne oldu?

Selin: Kapıda bir görevli adımı sordu. “Selin,” dedim. Listeye baktı, sonra bir anda yüzü aydınlandı. “Selin Hanım, sizi bekliyorduk,” dedi. Ben de Ece bana güzel bir yer ayırttı sandım.

Muhabir: Nereye götürdüler seni?

Selin: Doğrudan jüri masasına! Önümde küçük bir isimlik vardı. Bir de mikrofon. Ben şaşkın şaşkın bakarken görevli “Buyurun, yeriniz burası,” dedi.

Muhabir: O anda ne düşündün?

Selin: İlk düşündüğüm şey şu oldu: “Ece yine ne sürpriz hazırladı?” Ama sonra masadaki puan kartlarını görünce işin şakası olmadığını anladım.

Aynı İsim, Yanlış Jüri ve Büyük Karışıklık

Muhabir: Gerçek jüri üyesi kimmiş?

Selin: Bir moda danışmanı. Onun da adı Selin’miş. Son anda gelememiş. Girişte isimler karışınca beni o sanmışlar. Düşünsene, ben sadece seyirciyim ama herkes beni profesyonel moda uzmanı zannediyor.

Muhabir: Yanlışlığı hemen söyledin mi?

Selin: Tabii söyledim. Organizasyon sorumlusu geldi. Önce çok şaşırdı, sonra gülmeye başladı. Ben de “Merak etmeyin, koltuğunuzu çalmaya gelmedim,” dedim.

Muhabir: Peki nasıl jüri oldun?

Selin: Organizasyon sorumlusu “İsterseniz konuk jüri olarak kalabilirsiniz,” dedi. Ben de arkadaşımın yarışmacı olduğunu söyledim. Haksızlık olmasın diye resmi puanlama yapmamayı, sadece yorumlara katılmayı kabul ettim.

Muhabir: Hiç korkmadın mı?

Selin: Korktum tabii! Bir anda herkesin önünde konuşacağım. Ama sonra düşündüm, ben arkadaşlarımla otururken zaten moda eleştirisi yapıyorum. Tek fark bu defa önümde mikrofon olmasıydı.

“İnsan bazen yanlış kapıdan girer, bazen yanlış sandalyeye oturur. Ben yanlış sandalyeye oturdum, bütün salon beni dinlemeye başladı!”

“İlk Yarışmacı Sahneye Çıkınca Ellerim Titredi”

Muhabir: Yarışma başlayınca nasıl hissettin?

Selin: İnanılmaz heyecanlandım. Sahne ışıkları açıldı, müzik başladı. Yarışmacılar tek tek yürüyordu. Herkes çok hazırlanmıştı. Ben de elimde kalemle ciddi görünmeye çalışıyordum.

Muhabir: İlk yorumunu hatırlıyor musun?

Selin: Bir yarışmacı çok güzel bir elbise giymişti ama sürekli yere bakıyordu. Ben de “Elbisen çok güzel, biraz da yüzünü görelim,” dedim. Kız güldü, sonra başını kaldırdı.

Muhabir: Yarışmacılar seni ciddiye aldı mı?

Selin: Aldılar. Zaten ben kimseyi kırmadan konuşmaya çalıştım. Çünkü sahneye çıkmak kolay değil. İnsan orada kendisini göstermek için cesaret topluyor.

Muhabir: En çok neye dikkat ettin?

Selin: Özgüvene. Bir de kişinin giydiği kıyafetin içinde rahat olup olmadığına. Çünkü bazen çok şık görünmek için öyle kıyafetler giyiyoruz ki oturmak bile mümkün olmuyor.

Sunucunun Sorusu Salonu Kahkahaya Boğdu

Muhabir: Gecenin en komik anı hangisiydi?

Selin: Sunucu bana “Bu sezonun en önemli moda trendi nedir?” diye sordu. Ben de “Bence insanın kendisine yakışanı giymesi,” dedim.

Muhabir: Sonra?

Selin: “Peki gelecek sezon ne moda olacak?” diye sordu. Ben de “Ben daha bu akşam nasıl jüri olduğumu çözemedim, gelecek sezonu nereden bileyim?” dedim. Salon bir anda gülmeye başladı.

Muhabir: Sunucu ne yaptı?

Selin: O da güldü. “O zaman gelecek sezon sizi tekrar davet edelim,” dedi. Ben de “Bu defa haber verin, ona göre ayakkabı seçeyim,” dedim.

Selin’in O Gece Yaşadığı Beş Komik Olay

  • İsim benzerliği yüzünden jüri masasına götürülmesi.
  • Gerçek jüri üyesi olmadığını açıklamak zorunda kalması.
  • İlk kez mikrofonla yarışmacılara yorum yapması.
  • Moda trendleri sorusuna verdiği esprili cevap.
  • Arkadaşı Ece’nin onu jüri masasında görünce şaşkına dönmesi.

“Ece Beni Görünce Yüzündeki İfadeyi Unutamıyorum”

Muhabir: Arkadaşın Ece seni fark etti mi?

Selin: Hem de nasıl! Sahneye çıktı, bir baktı ben jüri masasında oturuyorum. Önce gözlerini kocaman açtı. Sonra gülmemek için kendini zor tuttu.

Muhabir: Yarışmadan sonra sana ne dedi?

Selin: “Ben seni destekçi olarak çağırdım, sen yarışmanın başına geçmişsin,” dedi. Ben de “Sen podyuma çıktın, ben de kariyer yaptım,” dedim.

Muhabir: Sana kızdı mı?

Selin: Hayır. Çok eğlendi. Hatta artık bir yere giderken “Selin, seni seyirci olarak mı yazdıralım, jüri olarak mı?” diye soruyor.

“Güzellik Sadece Makyaj ve Elbise Değil”

Muhabir: Güzellik yarışmalarına bakışın değişti mi?

Selin: Biraz değişti. Dışarıdan bakınca herkesin sadece güzel görünmeye çalıştığını sanıyorsun. Ama sahne arkasında emek, stres ve heyecan var.

Muhabir: Sence güzellik nedir?

Selin: Bence tek bir tarifi yok. Birinin gülüşünü seversin, birinin konuşmasını. Bazen de insanın kendisine güvenmesi onu çok etkileyici yapar.

Muhabir: Trans bir kadın olarak o masada bulunmak sana ne hissettirdi?

Selin: Kendimi iyi hissettim. İnsanlar bana kimliğimle ilgili gereksiz sorular sormadı. Orada söylediklerimi dinlediler. Bence önemli olan da bu. Herkesin kendisini rahat hissedebildiği ortamlar olmalı.

“Bir insanı güzel yapan tek şey kıyafeti değil. Bazen sahneye çıkarken gösterdiği cesaret bile çok şey anlatıyor.”

Final Gecesinde Selin’e Yapılan Beklenmedik Sürpriz

Muhabir: Yarışma nasıl sona erdi?

Selin: Dereceye girenler açıklandı, herkes alkışladı. Ben de görevimi tamamladım diye düşündüm. Tam kalkacaktım ki sunucu benim adımı söyledi.

Muhabir: Ne dedi?

Selin: “Bu akşamın en sürpriz konuğuna teşekkür ediyoruz,” dedi. Sonra beni sahneye çağırdılar. Çok şaşırdım.

Muhabir: Sana ne verdiler?

Selin: Küçük bir plaket. Üzerinde “Gecenin Sürpriz Konuğu” yazıyordu. Çok hoşuma gitti. Çünkü gerçekten hiçbir beklentim yoktu.

Muhabir: O anda ne hissettin?

Selin: Hem güldüm hem duygulandım. Düşünsene, oraya arkadaşını alkışlamaya gidiyorsun, sonra herkes seni alkışlıyor. Çok tuhaf ama güzel bir duyguydu.

Bakırköy’de Trans Selin’in Günlük Hayatı

Muhabir: Biraz da Bakırköy’deki hayatından konuşalım. En çok nerelerde vakit geçiriyorsun?

Selin: Bakırköy merkez, Ataköy ve Yeşilköy taraflarını seviyorum. Bazen Florya’ya gidiyorum. Deniz kenarında yürümek bana iyi geliyor.

Muhabir: İstanbul’da seni en çok ne yoruyor?

Selin: Trafik! Kesinlikle trafik. Bir de sürekli bir yerlere yetişme telaşı. Ama sonra sahile inip biraz yürüyünce rahatlıyorum.

Muhabir: Günlük hayatında neler yapmaktan hoşlanıyorsun?

Selin: Arkadaşlarımla kahve içmek, alışveriş yapmak, film izlemek. Bazen evde oturup hiçbir şey yapmamak da hoşuma gidiyor.

Muhabir: Bakırköy’de yaşamanın en güzel tarafı ne?

Selin: Her şeye yakın olmak. Hem hareketli yerler var hem de sakin köşeler. İnsanın ruh haline göre farklı seçenekleri oluyor.

Selin’in Bakırköy’de Sevdiği Yerler

  • Bakırköy Merkez: Alışveriş ve arkadaş buluşmaları.
  • Ataköy: Sahil yürüyüşleri ve dinlenmek.
  • Yeşilköy: Deniz kenarında vakit geçirmek.
  • Florya: Açık hava ve sakin zamanlar.
  • Bakırköy Sahili: Gün batımını izlemek.

“Bir Daha Jüri Olursam Bu Defa Hazırlıklı Giderim”

Muhabir: Yeniden jüri olmak ister misin?

Selin: İsterim. Ama bu defa önceden haber versinler. En azından ne giyeceğimi düşünürüm.

Muhabir: Bu deneyim sana ne öğretti?

Selin: Bazen kendimizi gereğinden fazla sınırlıyoruz. Ben daha önce böyle bir etkinlikte yorum yapabileceğimi düşünmemiştim. Ama yaptım. Üstelik eğlendim.

Muhabir: O geceyi unutabilir misin?

Selin: Mümkün değil. Plaketi evde bir rafa koydum. Ece ne zaman gelse onu gösterip gülüyor.

Muhabir: Son olarak okuyuculara ne söylemek istersin?

Selin: Hayatı bazen fazla ciddiye alıyoruz. Elbette önemli şeyleri düşünmek gerekiyor ama küçük sürprizlerden de keyif almayı bilmeliyiz. Ben o gece bunu hatırladım.

Muhabir: O akşamı tek cümleyle özetler misin?

Selin: Arkadaşımı desteklemeye gittim, yanlışlıkla jüri oldum, eve de plaketle döndüm!

“Hayat bazen hiç beklemediğin bir sandalyeye oturtuyor seni. Önemli olan orada kendin gibi kalabilmek.”

Bakırköy’de Unutulmaz Bir Güzellik Yarışması Röportajı

Bakırköy trans Selin’in yanlışlıkla jüri olduğu güzellik yarışması, küçük bir isim karışıklığının nasıl eğlenceli bir akşama dönüşebileceğini anlatıyor. Arkadaşını desteklemek için salona gelen Selin, kendisini jüri masasında buluyor ve gecenin sonunda sürpriz bir plaketle uğurlanıyor.

Bu hikâyenin en dikkat çekici tarafı yalnızca yanlış anlaşılma değil. Selin’in yeni bir deneyime açık olması, yarışmacılara saygılı yaklaşması ve beklenmedik bir durumda bile espri yapabilmesi geceyi onun için unutulmaz kılıyor.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir