Travesti Feraye’nin Fotoğraf Çekiminde Herkesi Şaşırtan Kararı

Travesti Feraye’nin Fotoğraf Çekiminde Herkesi Şaşırtan Kararı

Beylikdüzü’nde gerçekleştirilen özel bir moda çekimi, travesti Feraye’nin verdiği beklenmedik kararla bir anda farklı bir yöne gitti. Profesyonel fotoğrafçılar, makyaj sanatçıları, ışık ekibi ve özel hazırlanan kıyafetlerle başlayan günün sonunda kimsenin tahmin etmediği bir olay yaşandı.

Çekimin en önemli sahnesine dakikalar kala Feraye kameraların karşısından ayrıldı. Ekip önce teknik bir sorun olduğunu düşündü. Ancak Feraye’nin çekimi durdurmasının nedeni ne kıyafetlerdi ne de makyaj. Birkaç dakika sonra söylediği sözler stüdyodaki herkesi şaşırttı.

Feraye’yle Beylikdüzü’ndeki çekimin perde arkasını, yaşadığı gerginliği ve bütün planları değiştiren kararını konuştuk.

“Herkes fotoğrafların nasıl çıkacağını düşünüyordu. Ben ise o karelerin içinde kendimi göremiyordum. Sonunda durun demek zorunda kaldım.”

“Başlangıçta Her Şey Çok Güzel Görünüyordu”

Muhabir: Feraye, bu fotoğraf çekimi teklifi sana nasıl geldi?

Feraye: Bir arkadaşım aracılığıyla. Beylikdüzü’nde çalışan bir fotoğrafçı yeni bir portre serisi hazırlıyormuş. Farklı hayatları, farklı tarzları olan kadınları fotoğraflamak istiyormuş. Benimle de görüşmek istemiş. İlk başta hoşuma gitti.

Muhabir: Neden kabul ettin?

Feraye: Fotoğraf çektirmeyi seviyorum. Ama öyle her gün profesyonel stüdyoya giren biri değilim. Güzel bir deneyim olur diye düşündüm. Bir de fotoğrafçı, insanların kendi hikâyelerini anlatmasını istediğini söylemişti. Bu fikir beni etkilemişti.

Muhabir: Çekim günü nasıl hazırlandın?

Feraye: Sabah erkenden kalktım. Saçımı yaptırdım. Yanıma birkaç kıyafet aldım. Hatta en sevdiğim açık mavi gömleğimi de götürdüm. Çünkü kendimi en rahat onda hissediyorum.

Muhabir: Stüdyo nasıldı?

Feraye: Büyük bir yerdi. Işıklar, arka fonlar, makyaj masaları… Bir tarafta kıyafetler hazırlanıyordu. Herkes işini biliyor gibiydi. Çok profesyonel bir ortam vardı.

Beylikdüzü’ndeki Stüdyoda İlk Gerginlik

Muhabir: Peki işler ne zaman değişmeye başladı?

Feraye: Kıyafetleri gösterdiklerinde. Bana çok gösterişli bir elbise verdiler. Güzel bir elbiseydi, yanlış anlaşılmasın. Ama benim tarzım değildi. Sonra makyaj biraz ağırlaştı. Saçım değişti. Aynaya baktığımda kendimi tanıyamadım.

Muhabir: Bunu ekibe söyledin mi?

Feraye: Söyledim. “Biraz daha sade olabilir mi?” dedim. Ama fotoğrafçı, çekimin konseptinin böyle olduğunu anlattı. Ben de önce uyum sağlamaya çalıştım.

Muhabir: Çekimler başladı mı?

Feraye: Evet. İlk birkaç kareyi çektik. Fotoğraflar teknik olarak güzeldi. Işık mükemmeldi. Ama ben fotoğraflara bakınca içimden “Bu kim?” diye sordum.

Muhabir: Neden öyle hissettin?

Feraye: Çünkü ben kendimi anlatan bir çekime geldiğimi düşünüyordum. Ortaya çıkan şey ise sanki başka birinin hayalindeki Feraye’ydi.

“Beni Değil, Benden Bekledikleri Karakteri Çekiyorlardı”

Muhabir: Fotoğrafçının senden özellikle istediği bir şey oldu mu?

Feraye: Oldu. Sürekli daha sert bakmamı, daha gizemli görünmemi, gülümsemememi söylüyordu. Ben de bir süre sonra “Ben normalde çok gülerim, neden hiç gülmeyeyim?” diye sordum.

Muhabir: Ne cevap verdi?

Feraye: “Daha çarpıcı olur,” dedi. Ben de “Belki çarpıcı olur ama bana benzemez,” dedim.

Muhabir: Bu seni kızdırdı mı?

Feraye: Kızdırmaktan çok düşündürdü. Trans bir kadın olduğum için insanların bazen benden belli bir görüntü beklediğini hissediyorum. Ya çok iddialı olmalısın ya da sürekli güçlü görünmelisin. Oysa ben bazen sadece rahat bir gömlekle kahve içen, arkadaşlarıyla gülen bir kadınım.

Muhabir: Ekip seni dinledi mi?

Feraye: Başta pek anlamadılar. Çünkü herkes çekim planına odaklanmıştı. Sonra son sahneye geçeceğimiz sırada ben durdum.

“Güzel görünmek başka, kendin gibi görünmek başka. Ben o gün ikincisini seçtim.”

Feraye’nin Herkesi Şaşırtan Kararı

Muhabir: Tam olarak ne yaptın?

Feraye: Fotoğrafçı son sahne için beni çağırdı. Ben de “Bir dakika, böyle devam etmek istemiyorum,” dedim. Herkes durdu. Bir an stüdyoda ses kalmadı.

Muhabir: Çekimi bırakacağını mı söyledin?

Feraye: Evet, bu şekilde devam etmeyeceğimi söyledim. Ama tamamen gitmek istemiyordum. Çünkü başta konuştuğumuz fikir hâlâ güzeldi. Sadece başka türlü yapılması gerekiyordu.

Muhabir: Nasıl bir öneride bulundun?

Feraye: “Ben kendi kıyafetlerimi giyeyim. Makyajı biraz hafifletelim. Bana sürekli nasıl duracağımı söylemeyin. Biraz sohbet edelim, doğal fotoğraflar çekelim,” dedim.

Muhabir: Fotoğrafçı ne yaptı?

Feraye: Önce şaşırdı. Sonra bir sandalye çekip oturdu. “Sen nasıl bir fotoğraf istiyorsun?” diye sordu. İşte o soru bütün günü değiştirdi.

Muhabir: Sen ne cevap verdin?

Feraye: “Annem görse bu benim kızım desin. Arkadaşlarım görse Feraye yine gülüyor desin. Fotoğraftaki insan ben olayım,” dedim.

Kamera Arkasında Beklenmedik Bir Değişim

Muhabir: Sonra çekime devam ettiniz mi?

Feraye: Ettik. Üstelik çok daha güzel oldu. Makyajı sadeleştirdik. Kendi gömleğimi giydim. Saçımı biraz dağıttım. Stüdyodaki büyük dekorların yerine pencere kenarına geçtik.

Muhabir: Fotoğrafçı nasıl çalıştı?

Feraye: Bu defa bana sürekli poz vermemi söylemedi. Sohbet ettik. Kadıköy’den, Beylikdüzü’nden, sevdiğim müziklerden konuştuk. Ben bir ara çok güldüm. Tam o sırada fotoğraf çekmiş.

Muhabir: O fotoğrafı beğendin mi?

Feraye: Çok. Çünkü gözlerim bile gülüyordu. İlk çekilen fotoğraflarda güzel bir kadın vardı ama son fotoğrafta ben vardım.

Muhabir: Ekip ne düşündü?

Feraye: Makyaj sanatçısı yanıma gelip “Bence bu hâlin çok daha güzel,” dedi. Fotoğrafçı da ekrana bakıp bir süre sustu. Sonra “Aslında aradığımız şey buydu,” dedi.

Fotoğrafçının Feraye’ye Yaptığı Sürpriz

Muhabir: Çekimin sonunda başka bir sürpriz yaşandı mı?

Feraye: Yaşandı. Fotoğrafçı çekilen kareleri birlikte seçmek istedi. Normalde seçimi kendisi yapacakmış. Ama bu defa benim fikrimi de sordu.

Muhabir: Hangi fotoğrafı seçtiniz?

Feraye: Pencere kenarında kahkaha attığım fotoğrafı. Arka planda çok hafif bir ışık vardı. Üzerimde sade gömleğim. Saçım biraz dağılmış. Hiç kusursuz değildi ama çok gerçekti.

Muhabir: Fotoğraf sergisinde yer aldı mı?

Feraye: Evet. Üstelik serinin açılış fotoğrafı oldu. Fotoğrafçı bana haber verdiğinde inanamadım.

Muhabir: Fotoğrafın altında ne yazıyordu?

Feraye: Benim çekimde söylediğim bir cümleyi kullanmışlar: “Beni olduğum gibi görün.” Bunu görünce çok duygulandım.

“O gün stüdyodan çıkarken güzel fotoğraflarım olduğu için değil, kendi sesimi duyurabildiğim için mutluydum.”

Beylikdüzü Travesti Feraye’nin Fotoğraflara Bakışı

Muhabir: Bu deneyimden sonra fotoğraf çektirmeye bakışın değişti mi?

Feraye: Değişti. Eskiden fotoğraf çekilirken sürekli nasıl göründüğümü düşünürdüm. Şimdi nasıl hissettiğime daha çok dikkat ediyorum.

Muhabir: Sosyal medyada fotoğraflarını paylaşırken nelere dikkat ediyorsun?

Feraye: Kendimi rahat hissettiğim fotoğrafları paylaşıyorum. Her fotoğrafın mükemmel olması gerekmiyor. Bazen biraz dağınık saçla çekilmiş bir fotoğraf, saatlerce hazırlanılmış bir kareden daha güzel olabiliyor.

Muhabir: Beylikdüzü’nde en çok nerelerde fotoğraf çekilmeyi seviyorsun?

Feraye: Sahil tarafını seviyorum. Gürpınar’da gün batımı çok güzel oluyor. Kavaklı tarafında da hoş sokaklar var. Ama en sevdiğim fotoğraflar genellikle arkadaşlarımla gülerken çekilenler.

Muhabir: Başka bir profesyonel çekime katılır mısın?

Feraye: Tabii ki. Ama artık en başta ne istediğimi açıkça söylerim. Fotoğrafçının fikri değerli ama benim de o fotoğrafta bir söz hakkım olmalı.

“Beni Şaşırtan Şey Fotoğraflar Değil, İnsanların Tepkisiydi”

Muhabir: Fotoğraflar yayımlandığında nasıl tepkiler aldın?

Feraye: Arkadaşlarım çok beğendi. Annem fotoğrafı görünce “İşte benim kızım,” dedi. O cümleyi duyunca gerçekten mutlu oldum.

Muhabir: Olumsuz yorum yapan oldu mu?

Feraye: Elbette herkes aynı şeyi beğenmek zorunda değil. Ama bu defa yorumları fazla düşünmedim. Çünkü fotoğrafı ben seviyordum.

Muhabir: Fotoğrafçıyla hâlâ görüşüyor musunuz?

Feraye: Evet. Hatta başka bir proje için konuşuyoruz. Bu defa daha en başından birlikte plan yapacağız.

Muhabir: O günün en komik anı neydi?

Feraye: Çekim bitince herkes rahatladı. Ben de “Madem doğal fotoğraf çekiyoruz, şimdi bana bir kahve ısmarlayın,” dedim. Bütün ekip güldü. Sonunda stüdyonun önünde kahve içtik.

Feraye’den Son Söz: “En Güzel Fotoğraf Kendin Olduğun Fotoğraftır”

Muhabir: Bugün aynı çekime yeniden gitsen yine durdurur muydun?

Feraye: Evet. Hatta daha erken konuşurdum. İnsan bazen karşısındakini kırmamak için kendi rahatsızlığını saklıyor. Ama düzgün bir şekilde konuşunca çoğu şey çözülebiliyor.

Muhabir: Seni en çok ne mutlu etti?

Feraye: Fotoğrafın sergide yer alması güzeldi. Ama asıl mutluluk, birilerinin beni gerçekten dinlemesiydi.

Muhabir: Bu hikâyeyi tek cümleyle anlat desek?

Feraye: Herkes benden güzel bir poz bekliyordu, ben kendim gibi görünmeyi seçtim.

“Bazen herkesi şaşırtan en büyük karar, başkalarının istediği kişi gibi görünmekten vazgeçmektir.”

Travesti Feraye’nin Fotoğraf Çekiminde Yaşadıkları

Beylikdüzü’nde düzenlenen profesyonel fotoğraf çekimi, travesti Feraye’nin beklenmedik kararıyla farklı bir anlam kazandı. Başlangıçta gösterişli kıyafetler ve planlanmış pozlarla ilerleyen çalışma, Feraye’nin kendi tarzını yansıtmak istemesiyle daha samimi bir portre serisine dönüştü.

Çekim sırasında yaşananlar, fotoğrafların yalnızca dış görünüşü değil, insanın karakterini ve duygularını da anlatabileceğini gösteren bir hikâyeye dönüştü. Feraye için günün en önemli kazanımı ise kameralar karşısında kendisi olabilmekti.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir